Mahkûmların sadece hayal ederek kurtulamadıkları gibi, kendi "ben"leri içine sıkı sıkıya mahkûm olanlar da bundan öylece kurtulamazlar.
O nedenle kurtuluşu olmayan mahkûmlar hayal etmeyi sakıncalı bulurlar.
Oscar ödüllü Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) filminde, Morgan Freeman'ın oynadığı Red adlı karakter, diğer mahkûmlara umut dağıtan Andy'ye (Tüm Robbins) "hapishanedeki en tehlikeli şeyin umut olduğunu" söyler. Haklıdır da!
Çünkü oradan çıkma şansınız yoksa boş umutlar sizi tüketebilir. Kendi benliği içine sıkışmış insanlar için de aynı şeyi düşünürüm hep: O daracık "ben" tanımından çıkış yolunu bilmedikleri için hayal ve umut etmeyi bırakırlar. Onlar artık sadece hayattadırlar.
Fakat hayatlarını yaşayamazlar...