En iyi yanı bir daha asla kaldırımda yürürken yanından birinin geçmeyecek olmasıydı. Yağlı kütlelerini, sıçan gözlerini, iki paralık merhametsiz yüzlerini, hayvansı çiçeklenişlerini hiç görmemek, ne tatlı bir düş: tek bir insan yüzü bile görmemek.
Yemek yemek zorundaydık. Hiç durmadan yeniden yemek. Böylesine basit ve pis bir işe mahkum edilmiş iğrenç yaratıklardık hepimiz. Hayatımız yemek yemek, osurmak, kaşınmak, gülümsemek ve zaman zaman da tatil yapmaktan ibaretti.