Samet Ö.

Samet Ö.
Kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli
Katarzis
(Yunanca: Arınma) Duyguların arınması ya da duygulardan arınma; Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı kavram. Aristoteles'e göre bir oyunun görevi, seyircilerde korku ve acıma duyguları uyandırarak içlerindeki duygulara boşalım sağlamak, onları bu duygulardan arındırmaktır.
Sayfa 254
Tiyatro
Reklam
Gestusların Yabancılaştırılması
Gestus'u yabancılaştırmada oyuncunun uygulayacağı basit bir yöntem, onu mimikten ayırmaktadır. Oyuncunun, yüzüne maske geçirip bir aynada kendi oyununu izlemesi yeterlidir bunun için. Böyle bir yola başvurmak, içerik yönünden zengin gestusların seçilebilmesini kolaylaştırır. Gestuslardaki seçilmişlik özelliği de Y-efektini sağlar. Oyuncu, ayna karşısında takındığı tavırdan birazını alarak oyununa katar ve bunu sahneden seyirciye sunar.
Sayfa 202
Tiyatro
Yabancılaştırma Efekti
Y- efektini sağlayan en yalın cümleler "-medi de, tersine" ya da "... değil, tersine..." kalıbına uyan cümlelerdir. "Giriniz!" demedi de "Defolup gidiniz!" dedi. "Sevinmedi de tersine kızdı." Bir bekleyiş havası vardır ilgili cümlelerde ve deneyimlerin ortaya koyduğu gibi haklı bir bekleyiştir bu ama bekleyiş hep boşa çıkarılır. Bir şey şöyle ya da böyle sanılmıştır; ama derken bunun yanlışlığı gösterilir. Yalnız bir değil, iki seçenek söz konusudur hep ve ikisi de öne sürülür. İlkin ikincisi, yani sonuncusu, ardından da birincisi yabancılaştırılır.
Sayfa 184
Tiyatro
Oyuncunun Rol Teknikleri
Oyuncunun, rolünü başka oyunculara (bir öğrenciye, kadınsa erkek, erkekse kadın meslektaşını, partnerine, bir komiğe) oynattırıp izlemesi iyi bir egzersizdir. Öte yandan yönetmenler, oyuncunun oyununu sergilerken nasıl davranacağını belirleyip saptarlar. Ayrıca oyuncunun rolünü başkaları tarafından oynanırken görmesi yarardan uzak değildir ve hele bu rolü bir komiğin oynaması gerçek rol sahibi için hepsinden öğretici nitelik taşır.
Sayfa 179
Tiyatro
Oyuncunun Rol Kişisini Benimsemesi
Elbette oyuncu oynadığı ve tamamen eriyip kaybolabilir ortadan ancak bu durumda oynadığı kişinin davranışlarını öylesine doğal, öylesine başka türlü tasarlanamayacak davranışlar diye göstermesi gerekecektir ki seyircilere sahnede yansılanan kişiyi olduğu gibi benimsemekten başka yapacak şey kalmayacak ve daha çok doğalcılık (natüralizm) akımında pek belirgin olarak rastladığımız "her şeyi anlamak, her şeyi bağışlamaktır" gibi büsbütün verimsiz bir sonuçtan öte bir şey ele geçmeyecektir.
Sayfa 172
Tiyatro