Göksu vesilesiyle okuduğum zaman zaman klişeler içeren hayatta nolursa olsun hayallerimizden ve olduğumuz kişiden vazgeçmememiz gerektiğini vurgulayan bir romandı. Brett sonunda gerçek aşkı bulabildi onun adına mutluyum.
İçerisinde bulunan beş hikayeyi de hissettirdi yazar. O kadar hayatın içinden ki kendimi karakteri sorgulamadan hissettiği duyguyu içime çekerken buldum. Son Bir Çay'da geçen kadın karakterin ne olursa olsun kararının arkasında durması ve en son hikayedeki kız kardeşlerin anne özlemiyle hayatta kalma mücadelesi oldukça düşündürdü. Sade bir dille ve belki zaman zaman devrik cümleleriyle ben kitabı çok sevdim. Sait Faik Abasıyanık ödülünü alması da oldukça büyük bir başarıdır.
Mustafa Ulusoy'un okuduğum ilk kitabıdır ve yazar aslında psikiyatristtir. Dr. Mavi ve Kırmızı arasında geçen seanslarda "Benlik", "Varoluş" gibi kavramları ele alırlar. Kitapta geçen ve yine birtakım sorunları olan Sarı, Gri adlı insanlar da vardır.
Kitapta ayrılan bölümler ve başlıkları oldukça çarpıcıydı. Söz konusu olan konular acımasız bir gerçeklikle ifade edilmişti. Kendini arayanlara tavsiye edilir.
Kitap, konuşma diliyle ve gayet sıradan yazılmış herkesin bir günde sıkılmadan okuyabileceği çok hoş bir anlatımda. Panik atak ve depresyonun ortak noktalarından bahsetmesi, özşefkate değinmesi, samimi ve sıcak bir üslupla tavsiye vermesi beni etkiledi. Umarım devam niteliğinde kitaplar çıkarılır.
Anlatımda tam olarak beni yakalayamasada her insanın kendinden birer parça bulabileceği, doğrularını ve yanlışlarını farkedebileceği,bir oturuşta değil de ara ara okunup notlar alınması gereken bir kitap.