Dinlere farklı isimler veren Tanrı ya da O’nun elçileri değildi. Elçileri takip ettiğini söyleyen, ama ne yazıkki dinlerini zamanla deforme etmiş insanlardı.
Söylediklerimize dikkat etmeliydik. Dilimizden çıkanlar kalbimize işlemiş miydi? Yoksa sadece konuşuyor muyduk? Dilimiz kalbimize yerleşmiş bir manayı, bir hissi mi ifade ediyordu, yoksa süslü kelimeleri birbiri ardına sıralamakla mı meşguldü?
Beyaz Atlı (Fetih/Zafer): Genellikle zafer veya müjdeyi, bazı yorumlarda ise İsa'nın dönüşünü temsil eder.
Kızıl Atlı (Savaş): Kan dökmeyi, büyük savaşları ve huzurun yeryüzünden kalkmasını simgeler.
Siyah Atlı (Kıtlık/Açlık): Ekonomik çöküşü, temel gıdalara ulaşılamamasını ve açlığı temsil eder.
Soluk Atlı (Ölüm/Salgın): Hastalıklar, kıyım ve doğal felaketler sonucu gelen ölümü simgeler.
1. Dünya Savaşını Almaya-Fransa üzerinden, savaşın insanlar üzerindeki etkisini, savaşın anlamsızlığı, bugün kahraman olarak görülen körpecik insanların yarın sadece evlatlarını yitiren anneleri tarafından unutulmayacağını anlatan bir kitap.
“Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok.” Kitabında yazar bize Almanların mağduriyetini gösterirken, bu kitap bize savaşı Fransızların gözüyle anlatmak istemiş. Taraflı ya da tarafsız olduğunu güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre yorumlamak daha sağlıklı olacaktır.
Kitap neden bilinmiyor ona da akıl erdiremedim. Mükemmel bir kitaptı. İlla bir tarafı haklı çıkarmak zorunda değiliz. Savaşın hiçbir haklı gerekçesi yoktur, olan Halka oluyor. Savaşın ne kadar saçma bir şey olduğunu yorumlayabiliriz. Savaş aşıklarının kitabı okumasını tavsiye ederim. Savaş sadece toprakları korumak değildir, savaş o kanlı topraklar üzerinde bir hayat kurulabilecek mi onu da düşündürtüyor insana.
Keyifli okumalar…
Mahşerin Dört AtlısıVicente Blasco İbañez · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,137 okunma