Galiba ben önemli olayların büyük bir ciddiyet içinde, fonda hafifçe çalan kemanların eşliğinde, oldukça debdebeli bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini düşünmeye eğilimliyim.
Ama ben böyle bir şey yapamam. Bende o cesaret yok. Kavgaya girmem. Olduğum yerde durur, kaçabileceğim ana kadar her şeyi sineye çekerim. Sonra da kaçarım.
Bazen de orada durup her şeyi sineye çekmekle kalmaz, onlara gülümser, özür dilerim.
Yüzümde o gülümsemeyi hissettiğimde, yüzümü yere çalıp ayaklarımın altında çiğnemek gelir içimden.