‘Ama sen gene de şunu hiç unutma Meryem, bir erkeğin kalbi fesat, habis bir şeydir. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz. Sana yer açmak için genişlemez!’”
“Zaman, yangınların en acımasızıdır, diye düşündü Meryem; sonra birden o sözleri hatırladı; sevgi, insanın yüreğinden çıkan sessiz çığlıklardır, bazen bunu sevdiğiniz insanlar bile duymaz!”
Meryem elleri dizlerinin arasında, kanepede yattı, camın önünde girdap gibi dönen, çevrilen tipiyi seyretti. Aklına Nana'nın bir keresinde söylediği bir şey geldi; her bir kar tanesinin. dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu.Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağıyordu.
Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti.Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.