İnsanlarda, çoğunlukla, iyi kötüye üstün gelseydi; onların korkusundan çok, onların adaletine, hakkaniyetine, minnetarlıklarına, sadakatine, sevgisine ya da merhametine güvenmek tavsiye edilirdi; ama durum tersi olduğu için, tersi tavsiye edilir.
Aynı adamın daha yüksek zihinsel yetenekleri, onun gözünde, bir körün gözünde renklerin olabileceği kadar vardırlar. Çünkü zihin sahibi olmayanın gözüne hiçbir zihin görünmez ve her değerlendirme, değerlendirilenin değeriyle, değerlendirenin bilgi ufkunun bir ürünüdür.
"Böyle gariplerin de olması gerekir" diye düşünmelidir. Başka türlü davranırsa, haksızlık yapmış ve ötekileri bir ölüm kalım savaşına davet etmiş olur. Çünkü, hiç kimse kendi asıl bireyselliğini, yani kendi ahlaki karakterini, bilgi gücünü, mizacını, fizyonomisini vb. değiştiremez. Biz bir kişinin varlığını bütünüyle yargılarsak, onun bizi ölümcül bir düşman olarak görmekten başka seçeneği kalmaz: çünkü kendisi değişmez olduğu halde, biz onun varolma hakkını ancak bir başkası olması koşuluyla tanımak istemekteyizdir.