İbnu'l-Cevzi'nin hadisleri yazdığı kalemlerinin tıraş yontukları toplanıyordu. Bunlar büyük bir yekûn tutmuştu. Vefatından sonra gasil suyunun bunlarla ısıtılmasını vasiyet etti. Vasiyeti yerine getirildi. Bu yontuklar yettiği gibi arttı da.
Üstad on iki yaşında annesinin saikiyle şiire başlamasını şöyle anlatır: "Annem hastanedeydi. Ziyaretine gitmiştim.... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter... Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde... Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin, dedi; şair olmanı ne kadar da isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşına kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim hastane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim: Şair olacağım ve oldum!"