Çocukların duygularını ve heyecanlarını alay konusu etmek, ciddiye almamak ya da bu duyguları ifade etmelerine izin vermemek, duygusal kötü davranışa örnektir. Duygularını ifade etme olanağı verilmeyen çocuk, yavaş yavaş kendi duyguları ile ilişkisini keser ve yaşam sevincini yitirir.
"Korku merkezli din anlayışı" utanca boğulan insanların yetiştiği en verimli ortamı oluşturur. Böyle ortamdan yetişen İnsanların çoğu, utanç yoluyla ortaya çıkan içlerindeki boşluğu doldurmak için kendileri de aynı ana babaları gibi yobaz ve "korku merkezli" olurlar.
Mutlu aile ortamında yetişen insanlar, başlarına gelen olayların çoğunluğunda mutlu olunacak bir yön bulurlar. Mutsuzluk içinde yetişmiş İnsanları mutlu edecek olayların sayısı ise yok denecek kadar azdır.
Çocuklar anne ve babalarını dünyanın en önemli ve kudretli insanları olarak görürler. Çocukların anne ve babaları tarafından kabul edilip, sevilip desteklenmesi, başka hiçbir kimsenin yapamayacağı kadar, onları mutlu ve yaşamlarından doyumlu kılar.