Saksağan Sokak;dip dibe duran binaların,gökyüzüne uzanan apartmanların,bakıcılarıyla vedalaşan çocukların yaşadığı bir yer.Sokağın sonunda ise tek başına oracıkta duran bahçeli bir ev de vardır.
.
.
“Gündüzleri göğü delen apartmanların gölgesinde kalan,akşamları ise onların ışıklarıyla aydınlanan bu bahçeli evi ve sakinlerini,en çok Saksağan Sokak’ın çocukları merak ederdi.”
.
.
Her şey aynı rüyayı gördüklerini tesadüfen öğrenen Melis ve Batu ‘yla garipleşmeye başlarken bir de bu afacanlara Elif Su ve Kuzgun’un eklenmesiyle olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır
.
.
”Çarpık Ev” diye adlandırılan yuvanın içinde gerçekten canavara dönüşen yaşlı bir kadın ,havada asılı marullar ve uçabilen bir çocuk mu var ?
.
.
Burcu Aktaş’ın kalemiyle herkes tanışmalı.Canım çocukların mutlaka okuması gereken bir kitap .
“Geçmişi hatırlamak seni olgunlaştırır ama sürekli onunla bir arada yaşamak seni köleleştirir...İnsan geçmişini kabul etmeli,ne yaşadıysa onunla barışmalı yoksa geçmişe bağımlı olur,sürekli geçmişi düşünür durur asla ama asla geleceğe adım atamaz.Geçmiş geçmişte,an anda,gelecek gelecekte yaşanmalı oysa.”
“Bir şeyi gerçekten istersen başarabilirsin derdi annem hep,ama gerçekten istersen.Ve görmek için inanmak yeterliymiş onun dediğine göre.Ben gördüm ve yendim,öyle değil mi?”