Göktuğ Canbaba’nın yazdığı bir kitapta şu cümleler yer alıyordu:”Yola çıkmadıktan sonra ne gerçek bir tılsımcı ne de gerçek bir hayalperest olabilirsin.Yolculuk,hayalperest ruhların gelişim tapınağıdır.”
.
.
Ve şimdi minik bir kızın-Defne’nin- yolcuğuna ortak oluyoruz Hayaller Tarlası’na Davet’te.
.
Vedalar kalbimizde derin yaralar açar.Sevgiye tutunur,sevdiklerimizle iyileşiriz.Ama ya sevdiğimiz bir insan bir türlü vedalaşamıyorsa geçmişiyle ?
.
“Efsaneye göre,yıldızlar iyisiyle kötüsüyle hatıralarımızmış Defne’ciğim.Onları unutmamamız İçin duruyorlarmış orada.Neden bazıları parlak,bazıları soluk peki?..Parlak yıldızların sahipleri hatıralarıyla barışıkmış,onlarla uyum içindeymiş.Soluk olan yıldızların sahipleri hatıralarıyla barışık olmadıklarından aynı soluk yıldızlar gibi silik bir hayat sürerlermiş;bir şekilde geçmişte yaşarlarmış.”
.
.
Bu bir efsane mi yoksa inançlı bir yüreğin gerçekliği mi?Defne annesine yardım etmek için soluk olan yıldızların yani hatıralarıyla barışamayan iplerini sıkılaştırıp bir güzel düğüm atmak için Hayaller Tarlası’nda Hatıralar Ağacı’nı bulabilecek mi ,annesinin uzun zamandır kayıp olan gülümsemesini geri getirebilecek mi acaba?
Küçükpatatis şehirden uzak,uzun aylar boyunca havanın soğuk ve karlı ;insanlarınsa kendi seslerine dalıp yeşil ve altın renkli şarkıyı duyamayan bir kasabadır.
.
.
Çocukların bile yüzleri donuk,gözleri sönüktür.Biri hariç :Keriman...Keriman’ın kalbinde kitaplar,karlı yolların geçit vermediği okul hasreti vardır.
.
.
Bu hasrete dayanamadığı bir gün ,yola çıkmaya karar verir.Soğuktan katılaşmış ayacıkları ne kadar dayanabilir ki?İşte ormanın içinden geçerken Gökmeşe ‘yi fark eder.Gökmeşe onu kavuğuna davet eder ve ısıtır...Çünkü Keriman’ın kulaklarında kulak kuğuları uyanmıştır.Kulak kuğuları da doğanın sesini eskisi gibi duymayı sağlar.
.
Peki Keriman doğanın sesini duymaya başlayınca neler olacak?
.
Çocuk edebiyatından öğreneceğimiz çok şey var.Bizi iyileştiren ,bize ayna tutan bir kitap daha .Canım çocuklara tavsiye ederim
.
“İnsanlar kendi seslerini o kadar seviyor ki diğer sesleri duymak bile istemiyorlar.”
.
“İnsanlar bilmez.”dedi ağaç.”Öğrenmeye de çaba göstermez.Hepsi dünyayı kendilerine ait zannederler.Ama hayır,bu dünya onlara ait değildir.Bir tavşanın da bir karıncanın da bir keşiş yengecinin de bir çıtanın da bir gelinciğin de bir söğüt ağacının da insanlar kadar yaşama hakkı var.”