Kansız Celal bana şöyle bir bakıp, "Sana ne lan. Avukatı mısın?" diye çırladı. "Doğru bildiğim şeyi söylemek için kimseden para almam gerekmez." gibisinden bir karşılık verdim.
''Dede lütfen üzülme,'' dedim.''Ben geçen sene apandisit ameliyatı olduğumda herkes hediye almıştı bana. Sana da her istediğini alırız. Evimizi satıp Porsche alalım mı sana?'' Kederle gülümseyip başımı okşadı, ''Ölüyorum Çağlar,'' dedi. ''Porsche'yi ne yapayım, bana biraz peynir alın Migros'tan.''
Herkes biliyordu, martılar bile biliyordu. Sabahın köründe çığlık atıyorlardı bu yüzden, hiç kimse onlara fikirlerini sormamışken üstelik, biz de biliyoruz demek için, sırf piçliğine.