Türkiye kadar bir çiçek düşünüyorum. Umutla doluyor kalp kaslarım. Yaşama sevincim bir millete yetecek kadar pek. Gözlerim benim değil, koca bir ulusun gözleri. Sözlerim benim değil, emeğimizin sözleri. Evet belki yoksuluz ama çalışıyoruz burçak burçak! Evet tutsağız ama suyunu çıkaracağız taşın sıksak! Bu imanlı insanların ülkesinde, bu Türkiye'de, bu Anadolu'da, her gece herkes kendi oğlunu, kızını, dedesini, ninesini, torununu, bacısını, evet herkes kendi en yakın akrabasını nasıl deliler gibi düzüyor, dünyanın bu cennet köşesinde ne ensestler dönüyor bir bilseniz, bir daha tarhana çorbası bile içmezdiniz. Bana güvenin [burada göz kırpıyorum), tecrübeyle sabit.
Ki ben devletin taş kestiğini en başından bilirdim İsa'yı polise doğru Lttuğum zaman.
Ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
De ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
Zaten en az on iki kişiden biri haindir
Ama yine de sırf sen sürdürülebil diye ayın alnında melekçe
Ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
Benim alıp kını
Öte yana geçmem gerektir
İçinden memleketi çekeyim diye.
Hem düşünsene;
Bu bizi nasıl da imparatorluklaştırır!
Yoo, hayır! omzunu açma, omzun ideoloji taşır.
Ve fakat 'dil'e rağmen bütün bunlar sevgilim
Ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.
Zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av Yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
Kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
Gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
Bir tekkenin ortasına sirk tireni devriliyor.
Ki hâlâ çocuk övmeye duruyorsam bu
'Şehrin en uzak yerinden gelen o'nunla
Ve İzmit'le ve Fargo'yla ve Horasan'la
Ve Hafıs'ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
Girdiği çenemden kemiğiyle birlikte söküp
Şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
Yoksa orospular ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
Babam ve bilhassa dedem
Mahallemize yeterince toplum polisi gönderilmesi konusunda
Gerekli telefonları etmiş durumdadırlar sevgilim!