Bir kocanın ümitsizliği, bir kadının kararsız arzuları, sevginin mutluluk çayırı üzerine temellerini gül fidanlarından, sevda rüzgarının tutarsızlığına karşı camlarını nurdan, eşyalarını tülden inşa edip döşediği evlilik sarayının çöküşü, hep bu birkaç kelimeden ibaret olan konuşmada saklıydı.
Yirmi yaşında olmadığımız halde bizler de mutlu olduğumuz anları gözden geçirsek, bütün kainatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? "Hiç!"