Burcuuu

8/10
·244 syf.··
2022 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 12:48
Bu yazardan okuduğum 3. Kitap oldu. Ve yazarın dili beni kendine öyle bir çekiyor ki... Okurken müthiş bir edebi zevk duyumsuyorum. Belki kadın olmanın, erkek egemen toplumlarda önemini vurgulamasından, belki de insanın kendi içindeki o arayıştan ve dünyevi şeylere verdiği anlamdandır bilemiyorum. Ruth... Küçük yaşta annesini babasını kaybetmiş amcasının yanında kalmaya başlamıştır. Kendine has öyle bir havası vardır ki, her yaştan insan onun çekimine kapılır ve kendini hayranlık duymaktan alıkoyamaz. Önce okulda bir grup arkadaşına anlattığı, kendi kendine kurguladığı hikayeleriyle tanımaya başlarız Ruth'u. Ardından onun aslında ne kadar içe dönük ve kendi dünyasında yaşayan biri olduğunu kavrarız. Zaten öğretmeni Erik de bunu fark eder ve onun dünyasına merak duymaya başlar. Okuldan alınması planlanan Ruth'u kendi himayesine alır. Ona kendisi eğitim verecektir. Erik ise kendi yıldızlı hayatından aşkı Klara-Bell için vazgeçmiştir. Hasta ve yatalaktır karısı. Ama onu öyle bir sever ki... Asla eşi asla ona karşı yük gibi hissetmez. Ruth yaşlarında bir oğlu da vardır. Jonas... Ruth onların evine gelince her şey daha bir renklenir, daha bir anlam kazanır. Fakat Erik Ruth'a karşı başka bir hayranlık beslemeye başlar. Kendisinden o kadar yaş küçük birine aşık olmuştur. Bu durum ne kadar iğrenç olsa da yazar bu psikolojik durumları bize çok güzel anlatır. Hatta öyle güzel anlatır ki sanki gayet normal bir durummuş gibi gelmeye başlar. Yazarımız zaten ilk kadın psikanalistlerdendir. Kitap boyunca bu duygu ve düşünceleri okuruz. Ben okurken çok keyif aldım. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,396 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·56 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 18:12
Kısacık bir novella olan bu kitabı sevdim diyebilirim. Kibir ve bilim din kararsızlığını konu edinen bir kitaptı. Zacharius Usta herkes tarafından tanınan ve yaşı kimse tarafından bilinmeyen yaşlı bir saatçidir. Herkesin onu tanımasının sebebi ise icat ettiği saatlerdir. Çok çeşitli malzemelerle çok çeşitli işlevlerde saatler üretmiştir. Fakat bir gün bu saatlerin hepsi durmuştur. Neden durduğu ise kimse tarafından çözülememiştir. Tamir edilsin diye Zacharius Usta'ya getirilir. Fakat onun da elinden hiçbir şey gelmez. Günden güne kötüleşir ve kendini kaybeder. Onun gibi bir yaratıcının nasıl olur da eserleri bu hale gelebilir? Onun bu haline kızı Gerande de çok üzülür. Babası için elinden geleni yapar. Ama nafile... babası kibir denen o illete tutulmuştur bir kere, saatlerin durmuş olması bahane. Bir gün bir ihtiyar çıkıp gelir. Kızını ona vermesi karşılığında saatlerin düzeleceğini söyler. Burdaki kişi bence kibirin soyutlaştırılmasıdır. O kişi kibirdir ve onun her şeyden vazgeçmesini ister. Sonunda ne olacaktır? Pek de şaşmaz aslında. Neyse okuyup görün diyorum ve incelememi sonlandırıyorum.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
9/10
·264 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 12:37
Üçlemenin son kitabını da okumuş bulunmaktayım. Devam kitapları da var aslında ama onlar bu dönemin öncesini anlatıyor. Öncelikle seri içerisinde en kolay okuduğum kitap bu kitaptı. Daha önce de söylediğim gibi ben bir kitapta karakterlere bağlanırım onlarla yaşar onlarla var olurum. Serinin son kitabında az çok bu gerçekleştiği için ve olaylar çok hızlı aktığı için okuması kolaydı ve en çok da bu kitabı sevdim. Konusuna değinecek olursak 2. Kitapta katır evrene hakim olma tutkusuyla ikinci vakıfı aramaya başlar. Ama ikinci vakıf gerçekten var mıdır? Varsa nerededir? Tek bir yerde mi toplanmışlardır yoksa evrenin her yerinde adamları mı vardır? Hiçbiri belli değildir. İlk kısımda katırın bu arayışını okuruz. Ikinci kısimda ise birinci vakıftakilerin arayışına şahit oluruz. Burda en sevdiğim karakter Arcady. Kitapların ve filmlerin içinde büyümüş olan Arcady, korkusuz ve maceracıdır. Ayrıca çok da zekidir. 14 yaşında olmasına rağmen birinci vakıftan olan babasının diğerleriyle olan konuşmalarını dinler ve kütüphanecilerden biriyle ikinci vakıfı ve katırla ilgili bilgileri toplamak için Kalgan'a gizlice gitmeyi başarır. Devaminda yaşananlar herkesi (ben dahil) şoka uğratır. Herkes bir seyleri bildiğini sandığı halde yazarcım bizi şoka uğratarak şaşırtır. Daha ne olabilir ki dediğimiz noktada şoka ugramaya devam ederiz. Şok üstüne şok anlayacağınız. Çok çok sevdim. Ilk kitabı okumakta zorlanıp bıraktıysanız tekrar elinize alın derim. Çünkü seri giderek güzelleşiyor... söylecek daha çok şeyim var bu seriyle ilgili ama susuyorum okuyun okuyun okuyun diyorum.
İkinci VakıfIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20202,078 okunma
9/10
·256 syf.··
2021 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 15:02
Kitabı gerçekten çok sevdim. Ayrıca kitabın 200 sene önce 18 19 yaşlarındaki Mary Shelley tarafından yazılmış olmasi da çok ilgimi çekti. Kitaplarda dizilerde çokça adını duyduğum bu kitabın konusuna gelmeden önce şunu belirtmek isterim ki ben canavarın adını Frankestein saniyordum. Oysaki canavarın yaratıcısının adı Frankestein imiş. Neyse bu bilgiden sonra anlatacak olursam kitap denizlere açılmış bir geminin kaptanınin kızkardeşine yazmış olduğu mektuplarla başlıyor. Tesadüfen bir adamı sersefil halde buluyorlar ve onu gemiye alıp bakımını gerçekleştiriyorlar. Adamın anlattıkları ise olaganüstü olaylar ve pek kimsenin inanasi gelmiyor. Adamın hikayesini kaptan kardeşine mektuplarda anlatıyor ve biz de bu hikayeyi böylece öğrenmiş oluyoruz. Victor Frankestein annesinin ölümüylr kendini doğa bilimlerine ve kimyaya veriyor. Gece gündüz çalışıyor ve bir insan yaratmak için uğraşıyor. Sonucunda hayallerine de ulaşıyor. Fakat her şey bir hüsranla sonuçlanıyor. Çünkü çok çirkin ve korkunç bir yaratık ortaya çıkıyor. Frankestein bile yarattığı bu "canavar" dan kaçıyor. Canavar ise önce kendi yaşamını kurmaya çalışıyor. İnsanlara kendini kabul ettirmeye çalışıyor. Ama insanlar ondan korkup kaçıyor. O da kendini yaratıcısına düşman olmaya adıyor. Sonuç ne mi? Yaratıcısı ve canavar arasında yaşanan birçok olay ve canilik... Bütün bu olaylar bir yana, bana birçok şeyi düşündürdü bu kitap. Tanrı Frankestein, bizlerse onun canavarlarıyız aslında. Peki tanrı ne kadar sorumlu yarattıklarından? Canavarı canavar yapan şey, kendisi mi, çevresindeki onu dışlayan hor gören diğerleri mi yoksa onu yaratan mı?
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Can Yayınları · 201821,8bin okunma
10/10
·87 syf.··
2020 49. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 16:09
Sıradan bir kişinin hayatını bir çırpıda ve çok net ifade edilmiş bi şekilde okudum. Ardından da aynı kişinin ölüm çırpınışlarını gördüm. Yazarın 80 sayfaya bu kadar şey sığdırması gercekten müthiş... çok etkilendim. Hala etkisindeyim. Yaşıyoruz. O bu şu bir sürü şey... sürekli planlamalar kavgalar hırslar hisler. Ama çok net iki şey var ki o da hayat ve ölüm. Ya hayattasındır ya da ölmüşşündür. Hepimiz bir gün öleceğiz ve her geçen saniyeyle birlikte öleceğimiz ana daha çok yaklaşmış oluyoruz. Ve zamanın bu durdurak bilmez hali hiç elimizde değil. Kaçınılmaz sona doğru gidiyoruz... Ölüm ne bilmiyoruz. Karanlık mı tamamen, yoksa sonsuz bir ışık mı? Bana göre uçsuz bucaksız bir karanlık ve derin bir hiçlik... bilmiyorum nasılsa göreceğiz.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Can Yayınları · 202061,1bin okunma