Bence okumadan geçmeyin
-Tam 130 yıl önce yazılmış ve Oğuz Atay’ın günlüğünde 6 no’lu koğuş olarak bahsettiği Çehov’un uzun öyküsünü beraber inceleyelim mi?
-Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, fazlasıyla akıllı insan delirir mi? Delirirmiş.
-Bir akıl hastanesinde geçiyor olay.
-Eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimiç arasında geçen felsefi çatışmaları anlatıyor.
-Doktor Andrey başlarda Zeki, vurdumduymaz tek düze hayat yaşayan bir insan ve taşra kasabasındaki bu akıl hastenesine görevli gidiyor. Orada ki Altıncı Koğuş denilen yerde hastalarla ilgilenirken İvan Dmitriç ile tanışıyor ve akış ne yazık ki güzel ilerlemiyor.
-Dönemin Rusya’sının toplumsal duyarsızlığını, iletişimsizliğini, adaletsizliğini sorgulayan ve sonunda akıl hastanesinde kaderine terk edilen iki karakter.
-Aslında Çehov'un zamanın ötesinde bir gözlem yeteneği var. Yayımlandığı tarihten beri yüzyıllar geçmesine rağmen halen kitapta anlatılan şeyler yaşanıyor bu da hayranlık uyandırıyor.
-Çehov’un bütün hikayelerini ve oyunlarını okuyun derim