Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince
Rüzgarlar esmiyor mu serince
Bir sigara yakıyorum efkarlanarak
Çıkıp karşıma sen geliyorsun
Saçların ıslanmış oluyor
Gel? diyorum duymuyorsun beni bir türlü
Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor
Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden Ellerim boşlukta kalıyor.
Bir gün çıkıp gideceksin
Sonra arkandan yine ince bir yağmur yağacak
Cadde cadde,sokak sokak
Sayıklar gibi dolaşıp seni arayacağım
Beni bir köşe başında ağlıyor bulacaklar. Saklamak zor olacak,çaresiz kalacağım Seni sevdiğimi anlayacaklar.
Üstüme yağmurlar yağacak
İnce bir dal gibi birden kopup kırılacağım Kaldırım taşlarında sıcaklığım kalacak Kahrolacağım.
-yavuz bülent bakiler
Aşk! bütün sır, bu sözcüktedir: nasıl doğar, nasıl gelişir, nasıl kaybolur? bazen birden çıkar ortaya, gün gibi aşikar bir mutlulukla doludur; bazen külün altındaki ateş gibi uzun süre tüter ve her şey bitti derken aleviyle ruhu sarar; bazen bir yılan gibi sokulur kalbe, bazen de kayar gider oradan… evet, evet; çok önemli şeydir aşk. iyi ama günümüzde kim seviyor? kim göze alıyor sevmeyi?