▄▅▆▇█Ö҉l҉ü█▇▆▅▄

▄▅▆▇█Ö҉l҉ü█▇▆▅▄
@Burkis
REKLAM YAPMAK İÇİN DM GELMEYIN HAYRANIN DEĞILIM GT YAP ilerilere alıntılara ve incelemelere beğeni atanları takibe alıyorum! (Pp ben Kp evim)
Öğrenci
Lise 2
Manisa
TÜRKIYE
77 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
··
Beğendi
tesir etmiştir gönüllerde. Lakin hangi biri asırların hazin yıkıcılığına dayanabilmiş, hangi kitap zamanın can yakıcı unutulmuşluğunda kendini bu kaderden kurtarabilmiştir… İşte biçare derviş Yunus çıkmıştır o vakit karşısına biz insanlığın, biz Anadolu’nun. Vakitler 13. yüzyılı gösterdiği vakit sen ben gibi gelivermiştir bu dünya hanına savaşların, fakirliğin, kanın fazla fazla olduğu zamanlarda. Sonra büyümüş büyümüş de evlenivermişti Elif’i ile. Sonraları sevdiğine Sitare’m (Yıldızım) diyecek, çocuklarına hürmet edip, geçimini sağlayacak ve bu geçim buğday ile olacaktı. Daha doğrusu o vakit tüm Anadolu’nun geçimi buğday idi. Çünkü buğday ekmek demekti ve bu vakitler çok kıymetliydi, her elde de bulunamazdı. İşte bu vakit köy adına, ekmek adına Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahını gidiverir biçare Yunus. Ben de diyeyim ki hikayemiz tam burada başlar a dostlar. Sorarım sizlere a dostlar, ailesine, köyüne sahip çıkmaktan, ekmeğinden gayrısını da istemeyen bu Yunus’tan nasıl oldu da hoşgörünün, sevginin bağrı, asırlardır süregelen sade fakat bir o kadar yük dolu manalar içeren bir şaire, Allah dostu bir gönüle dönüşüverdi? Nasıl bir od (ateş) ile yanmalı ki insan gönlü yalnız ‘O’nu aramalı? İşte bu yolculuk, Hacı Bektaş-ı Veli’den utangaç bir halde buğday istemesine karşılık geçen sual ile başladı Yunus kardeşimizin. ‘Nefes mi istersin ey oğul yoksa sana iki çuval kadar buğday mı vereyim?’ İşte bu sual ile Yunus’un yolculuğu başlamış Sarıköy gibi bir köyde de bitecekmiş. Yahut belki de asırlarca devam edecekti ama bunu o hiç mi hiç bilmiyordu. Velhasıl o derdinen biçare yalnızca aklına gelenleri yazıveriyordu. Bir avuç toprak Biraz da suyum ben Neyimle övüneyim İşte buyum ben Kitabımız özünde Yunus Emre’nin kendini keşif dolu macerasını anlatıverirken bir yanda da
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Edebiyatla tek alakası kitap okumak olan, çoğu kişiye bakınca aşk bile yaşamamış sayısalcı bir insan olarak benim yazılarımın bile en azından başıyla sonu birbiriyle alakalıydı be abi. Kamyon arkası sözleri birleştirip bi kitap basmana, üstüne de "15 liralık" etiket yapıştırmana hiç gerek yoktu. Senin yaptığın edebiyatı az çok aşk acısı çeken birçok kişi sosyal medyada sayfalar açarak yapıyor zaten, seninki biraz gereksiz olmuş.
Soğuk KahveAhmet Batman · Destek Yayınları · 201315,8bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Livaneli, bu romanında orta doğunun en insafsız yüzünü, savaşı, yoksulluğu, vatansızlığı, açlığı, ölümü, bir paket sigaraya satılan Ezidi kızlarını, ölümden beter kaçışları anlatıyor. “…merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma. Merhamet zulmün merhemi olamaz!” Bu sözler Zülfü Livaneli’nin yeni kitabı “Huzursuzluk”un kahramanı Ezidi kızı Meleknaz’a ait. Acıları üzerine konuşmuyor Meleknaz, yüreğine çökeni bakışlarıyla anlatıyor. Ayrıntı YayınlarıGünışığı Kitaplığı İbrahim gazetecidir. Çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine yaşadığı İstanbul’un o keşmekeş kalabalığından sıyrılıp Mardin’e doğup büyüdüğü topraklara gider. Niyeti arkadaşının ölümünü araştırmaktır. Hüseyin’in büyük bir tutkuyla sevdalandığı yezidi (ezidi) kızı Meleknaz’ın peşine düşer. İçine düştüğü girdap tüm gizemiyle onu diplere doğru çekerken diğer taraftan da bir Ortadoğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. IŞID zulmü… İbrahim’e bu konuda ilk anlatı arkadaşı Mehmet’in babası Fuat amcadan gelir. Bu bölüm için, kitabın en can alıcı kısımlarından biri diye bilirim; “Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Develer çölde üç hafta aç susuz yemeden içmeden yol alabilirler. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparıp çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan tadı ile dikenin tadı devenin çok hoşuna gider. Yedikçe kanar, kanadıkça yer. Eğer engel olunmazsa deve kan kaybından ölür. Bunun adı haresedir. Bütün Ortadoğu’nun adeti budur oğlum. Tarih boyunca birbirlerini öldürür ama kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kan tadından sarhoş olur.” Livaneli, bu romanında orta doğunun en insafsız yüzünü,
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 8. kitabı
Unutmadım. Onun elini nasıl tuttuğunu, Benim kalbimi nasıl kırdığını unutmadım sevgilim. Herkese tebessüm ederken Bana nasıl nefretle baktığını, Herkese kol kanat gererken Beni nasıl yalnız bıraktığını, Onlar ağlarken ağladığını, Ben gülerken bile yanımda olmayışını Unutmadım. Bir seni dilediğimi, Ama bir beni istemediğini, Bir tek benim için içmediğini, Canım yandığında bir sigara yakmadığını, Beni mutlu olduğun yerlerde mahvettiğini Unutmadım. Sen de unutma. Keşke öldürseydin de Bir başkasını sevmeseydin. Keşke ölseydim de Bir başkasını sevdiğini görmeseydim.
Papatya Ve SigaraHüseyin Korkutacak · Dokuz Yayınları · 2017163 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2021 7. kitabı
12 yaşındaki Edgar, annesi Mathilde ile birlikte Avusturya Alplerine tatile gitmişlerdir. Çapkın bir adam olan Baron Otto von Sternfelt ise aynı yere renkli bir tatil geçirmek ve bir kadın avlayarak eğlenceli günler yaşamak amacıyla gelen biridir. Baron, zengin çapkın, Avusturya’nın küçük aristokrat ailelerinden birine mensup, hazinede memur olarak çalışan kendine güvenen birisidir. Bu baron, 12 yaşında küçük bir çocuk olan Edgar'ın annesi Bayan Matilde Blumental’i gözüne kestirmiştir. Çapkın Baron Edgar’ın annesini elde edebilmek için ilk önce Edgar ile yakınlaşmaya, Edgar ile tanışıp, Edgar’ın dostluğunu ve güvenini kazanmaya başlar. Baron’un bu girişimleri Edgar’ı çok memnun etmektedir. Çünkü Edgar şimdiye kadar kendisini hiç bu kadar değerli hissetmemiş, insanlar tarafından bu kadar yakınlık ve ilgi de görmemiştir. Bayan Blumental ise hasta olan oğlu Edgar’ın tedavisini hızlandırmak ve oğlunun kendisini iyi hissetmesini sağlamak için bu otele ve tatile getirmiştir. O nedenle de oğlunun mutlu olmasını, sağlığına iyi gelecek şeyler yapmasına o da çok sevinmekte hatta yardım etmektedir. Edgar’ın yakınlığını kazanan Baron ileri adımlarla Edgar’ın annesine yakınlaşmaya ve annesini elde edebilmek için Edgar'ı kullanmaya başlar. Edgar ilk önce Baron’un gerçek niyetini fark edememiş, Baron ile annesini yakınlaştıracak oyunlara iyice alet olmuştur. Ammesi de oğlu ile Baron’un kurduğu bu dostluğu uzaktan uzağa izlemekte ve oğlunun kendisini iyi hissetmesi nedeni ile mutlu da olmaktadır. Baron en sonunda Edgar kanalı ile Edgar’ın annesi ile tanışmayı başarır. Baron ile annesinin tanışmasına fırsat veren Edgar, gördüğü ilgi karşısında başlangıçta çok mutludur. Üstelik Baron’dan gördüğü ilgiden çok hoşnut olmasından dolayı sürekli olarak ve daha da fazla Baron ile
Yakıcı SırStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 202051,4bin okunma