Bazen akıllı bir gözlemci ve dinleyici,
kişinin kendisi hakkında bildiğinden daha fazlasını bilir. Çünkü insan çoğu zaman görmek istemediği gerçekleri görmezden gelir. Duyguları, gururu ve korkuları zayıflıklarını perdeler. Gözlemci ise dışarıdan baktığı için hem zayıf yönleri hem de çevredeki tehlikeleri daha net görür.
Bu yüzden gerçeğe ulaşmak isteyen kişi, önce gururunu, korkusunu
ve kibrini bir kenara bırakmalıdır. Rahatsız eden ihtimallere açık olmak ve gerçekle yüzleşmek, insanı zayıflatmaz; aksine güçlendirir.