ardahan

ardahan
@Burtul
4 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Reklam
Tolstoy Dede
6/10
·140 syf.·
2019 3. kitabı
Kreutzer Sonat - L.N. Tolstoy, 1899 İş Bankası Yayınları, 126 syf. Çevirmen: Ayşe Hacıhasanoğlu Kitabı açıkladığı son sözden ve hikayenin kendisinden izlenimim Tolstoy’un 61 yaşında huysuz köy dedesi ile derviş arası bir noktada olmasıdır. Tanrı’nın varlığının sonuna kadar mantıklı olduğu düşüncesi Savaş ve Barış’ta olduğu gibi bu kitapta da mevcut. Evlilik, cinsellik, kadın-erkek ilişkileri üzerine çok sert (bazı yerlerde gereksiz agresiflik ve karamsarlık) yorumlarının bazıları doğru olabilir ancak bazıları yersiz ve aşırı. Ama sonuçta yazar Tolstoy: kitabın dili çok iyi, akıyor. İnsanları çok iyi tanıdığı cümlelerden anlaşılıyor ve insanların hissettiklerini, düşündüklerini hayranlık uyandıracak şekilde akılcı somutlaştırıyor. Öfke, kıskançlık iyi anlatılıyor. Aldatma süreci çok iyi işlenmiş. Ara sıra ince mizah kullanılması hoş. Kurallar ve ideal karşılaştırılması başarılı.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Why waste time say lot word when few word do trick? - Kevin Malone
10/10
·112 syf.·
2019 2. kitabı
İnsan Neyle Yaşar? - L.N. Tolstoy, 1886 İş Bankası Yayınları, 86 syf. Çevirmen: Koray Karasulu 27 Ağustos 2019 (başlangıç ve bitiş tarihi) "İnsan neyle yaşar?", Tolstoy’un toplumun her kesiminin okuması için yazdığı bir kitap. Hikayelerin 1872-1886 arasında Rusya’da yazıldığını göz önüne alırsak üslup sadeliğinin, öykülerin basit olmasının nedenini rahatça anlayabiliriz. Kitap, bırakın köylerini daha Avrupa’ya en yakın şehirleri bile sanayileşmemiş, burjuva sınıfı oluşturamamış bir ülkede, halkın okumasını için yazılıyor. Bunun için kitaptaki öykülerin halk öyküleri, dini kıssalar, menkıbelerle çokça ortak noktası var. Dili çok sade, olay örgüsü çok basit, çıkarılacak dersler oldukça açık, sıradan insan tipleri var. Türkiye’de köydeki yaşlı insanların bir olay karşısında hatırlattığı halk hikayelerine benziyor. Bu özelliklerin kimisi bir kitabı olumsuz anlamda eleştirmek için kullanılabilecek öğeler, ancak ben tüm bunların kitaba asıl etkileyiciliğini verdiğini düşünüyorum. Anlatmak istediğinizi daha az kelime ile aktarabiliyorsanız uzun cümlelere gerek kalmaz. Bu kullandığınız dili az bildiğinizi değil, tam tersine iyi bildiğinizi gösterir. Bu nedenle İnsan neyle yaşar?’ı büyük bir olgunlukla yazılan mükemmel bir kitap olarak görüyorum. Küçükken okuduğumda beni en çok “İnsana çok toprak gerekir mi?” öyküsü etkilemişti. Yedi yıl sonra yeniden okuduğumda aynı hissi yaşadım. Farklı yazarlardan (Haldun Taner, Dostoyevski, Sait Faik Abasıyanık, Heinrich von Kleist, Çehov, Balzac, Sabahattin Ali, Edgar Allan Poe vs.) çok sayıda öykü okudum ancak “İnsana çok toprak gerekir mi?” okuduğum en etkileyici ve en güzel hikayedir. Her hikayenin bende uyandırdığı bağlantısız düşünceler: "İnsan Neyle Yaşar?": Köylü karı-kocanın konuşmaları aşırı gerçekçi. Öykünün kurgusu basit ve
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234bin okunma
Kumarbaz/lar
7/10
·187 syf.·
2019 1. kitabı
Kumarbaz - F.M .Dostoyevski, 1866 İş Bankası Yayınları, 177 syf. Çevirmen: Koray Karasulu Okuduğum en akıcı dile sahip kitaplardan birisi. Tek oturuşta bitirdim. Duru, özlü ve hızlı bir anlatım. Kitapta asıl beni etkileyen şey dilin bu denli iyi kullanılmasıydı. Bundan sonra kitabın mizah yönünün oldukça güçlü olması gelir. -spoiler-spoiler-spoiler-spoiler-spoiler-spoiler-spoiler- Kitapta tek bir karakter var: Aleksis İvanoviç, diğer isimler yalnızca tek yönlü işlenmiş. Kitabın başında her zerresi (ısrarla vurguladığı aşağılanma duygusu dahil) ile Polina’yı seven İvanoviç kitabın sonunda rulet batağına tümüyle düşüyor ve sevdiğiyle olan tüm anılarını geri plana atmaya çalışıyor. Kitabın başında sıklıkla vurgulanan köle-sahibe düşüncesi İvanoviç’in Polina’ya karşı duyduğu tutkunun kahramanımız tarafından kelimelere dökülmesi yalnızca. Kitabın sonunda anlıyoruz ki Polina, İvanoviç’i seviyormuş. İvanoviç’in bunu aklına hiçbir zaman getirmiyor, Polina’nın gözünde kendisini değersiz, cansız bir madde seviyesinde görüyor. Bunun nedeni ise kahramanımızın kendine duyduğu güven eksikliği, bu eksikliğin nedeni ise İvanoviç’in parasının olmaması. Etrafında gördüğü her insanın her hareketinin para ile alakalı olması İvanoviç, bunu düşünmese bile, için paranın yaşamda en önemli şey olduğunu bilinçsizce benimsemek zorunda kalıyor. Hiçbir zaman “para önemlidir” diyerek kestirip atmıyor ancak sürekli paranın öneminin yansımalarının olduğu konular hakkında konuşuyor. Fransızların Ruslardan farklı olarak tarzı olması, devrimlerden geçmesi, burjuvazi kurumunu oluşturabilmesi; Cermenlerin servet birikimini nesiller boyunca devam ettirerek zengin olması gibi konular üzerine nutuklar atıyor. Polina, en başından İvanoviç’in bu ezikliğini anlıyor. İvanoviç’in Ruslar ve Fransızlar arasındaki
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma