''Hem ben, hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; yüzlerce meraklı gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen, ürkek hayvanlar. Doğru değil mi?"
''Aksaya toparlaya ilerleyen, iri koca bir böceğe benziyordu: kuvvet ve zorbalıkla ille de bir yere varmak, kaldırımı yalnız kendisi kullanmak isteyen bir böceğe benziyordu.''