"Baba, bir masanın dört köşesi vardır. Peki bir köşesini kesersek kaç köşesi kalır?"
Fengxia'nın bunu nereden öğrendiğini bilmiyordum, fakat üç köşesi kalır diye yanıtladığımda ağzı kulaklarına varıncaya kadar güldü ve "Yanlış! Beş köşesi kalır" dedi.
Onu duyunca ben de gülmek istedim ama gülemedim. Dört kişilik gerçek ailemizi düşündüm. Karnındaki bebeği saymazsak Jiazhen bizi bırakıp gidince masanın bir köşesi kesilmişti. "Annen eve dönünceye kadar bekle, o zaman beş köşesi olacak" dedim Fengxia'ya.
"Kemerimle kendimi oracıkta asmak istedim. Düşüncelere boğulmuş bir halde yürümeye çalıştım. Bir karaağacı geçtikten sonra fark ettim ki, çıkarmak için elimi kemerime atmamıştım. Gerçekten ölmek istemiyor, sadece kendimi cezalandırmak için bir yol arıyordum"