Savaşlar... Savaşlar... Savaşlar...
En çok kadınları, çocukları yerinden yurdundan eder.
En çok anneler, çocuklarını ve umutlarını gömerler... Yazar, her ne kadar Afganistan'da yaşamış bir çocuğun, bir annenin başından geçenleri anlatsa da anlatılan hayatlar dünyanın çoğu yerinde aynıdır... savaşlar, bütün anneleri ve çocukları birbirine benzetir.
Bir kızın... bir kadının... Savaştan çok erkek şiddetine uğradığını anlatan yazar; Kadınların cahil ve katı bir toplumda,ne kadar değersizleştiğini, İnandıkları din, inandıkları peygamberin sünnetini, Kıldıkları namazlardan uzak, inancın bile katı erkekçi zihniyetin önüne geçemediği, inandıkları İslâm dininin değerlerinden güzelliğinden uzak, ezberci bir toplumda kadın olmanın zorluklarını anlatmaktadır.
Yazara eleştiri;
Yazar çocuk yaşlarda terk ettiği ülkesini, kitaplarında sürekli olumsuz taraflarını anlatması, ülkesinin güzel yanlarını es geçmesi, sürekli ülkesinin insanını aşağılamasını tasvip etmedim. Her ne kadar savaşlarla yıkılmış, vicdanlarda derin yaralar bırakan bir durum olsa da insan vatanını doğduğu büyüdüğü baba toprağının güzelliklerini de dile getirmesi lazım. Rusların komünistlerin bombalarından bahseden yazar, Kendi ülkesinin her metrekaresini bombalayan bu hale düşüren vatandaşlığını aldığı Amarika'yı da eleştiri konusu yapmaması ayrı bir mesele... Savaşların kadınlarını , çocuklarını...
Katı ve cahil toplumların, kadın ve çocuklarını...
Görmek istiyorsanız okumanızı (maalesef şiddetle tavsiye etmemekle birlikte) önerebilirim...
Ha şunu Demeden geçemiycem herkesin ilgi alanı farklıymış bi kez daha anladım. Çok abartılacak bi kitap değilmiş ️ #binmuhteşemgüneş #khaledhosseini