Hayallerimi yok edin, tüm ideallerimi silin atın, daha güzel bir yol gösterin bana. Seve seve sizi takip ederim. Eğer denemeye değmez derseniz, ben de aynı cevabı veririm. Şurada ciddi ciddi bir şey üzerinde kafa yoruyoruz, beni denemeye layık görmüyorsanız önünüzde eğilecek değilim. Yeraltım var benim.
En büyük fenalığım her an, en kızgın olduğum anlarda bile, aslında hiç de kötü ve lanet bir insan olmadığımı, yalnızca serçeleri ürkütecek kadar bir korku yaydığımı kendime utana sıkıla itiraf etmemdir. Öfkeden ağzımdan köpükler saçıldığı anda bile, bana küçük bir oyuncak bebek veya sıcak şekerli bir çay verseniz, hemen sakinleşiverirdim. Hatta daha sonra öfkeden dişlerimi gıcırdatacağımı ve hatta utancımdan aylarca uyuyamayacağımı bilsem bile samimi davranırdım. Ben buydum işte.