Çünkü bilir ki terk edilmek, görünürde gideni azıcık olsun haklı gösteren bir sebep olmadığı halde geride bırakılmak, bir çocuğun kalbini kanatır, ciğerini yakar.
Çok eskiden, tarih kadar eski bir zamanda, bir yerlerde öyle büyük bir boşluk açılmıştı ki, kaybını kaldıramayacaklarımın varlığına da tahammül edemez olmuştum belki de.
Sevmekten de, sevilmekten de çekinmiş, ne zaman birine yaklaşacağımı hissetsem en çok ondan uzaklaşmaya çalışmıştım. Beni de sevenler olmuştu muhakkak, ama girememişlerdi kapattığım kapılardan içeri.