…
Bu arada bebek tuzdan örtünün altında gözlerini açtı ve hiçliğe baktı. Kendini yapayalnız hissetti ama aldırmadı, ne de olsa yalnızlığa alışkındı. Aylardır yaptığı gibi büzüşüp dertop oldu.
“Sevdim ben burayı; bir daha çıkmam yukarı” diye mırıldandı zihni.
“Aptallık etme” diye itiraz etti yüreği. “Hiçbir şey olmayan bir yerde neden kalınır ki? Çok sıkıcı burası. “
“Tam tersine. Hiçbir şey olmayan bir yer neden bırakılır ki?” diye karşılık verdi zihin. “Gayet güvenli. Hemencecik alıştım buraya. “
Zihniyle yüreğinin kavgası karşısında şaşkınlığa düşen bebek durup bekledi. Bir tam dakika daha geçti.
“Velev ki alıştın… neye yarar? Güvenli de olsa, insan bir yere ait değilse eninde sonunda terk etmeli orayı.” diye karşılık verdi yüreği. Ve dedi ki : Bazen en alışkın hissettiğin yer aslında en az ait olduğun yerdir.