Bütün bunlar bana güzellikten, mutluluktan ve erdemden söz ediyorlardı, kolayca elde edebileceğim şeyler olduklarını, biri olmadan diğerinin olamayacağını, hatta güzellik, mutluluk ve erdemin bir ve aynı şey olduğunu söylüyorlardı. " Nasıl oldu da bunu anlayamadım, eskiden nasıl da aptalmışım, iyi ve mutlu bir insan olabilirmişim, bundan sonra da olabilirim!" diyordum kendi kendime.
Hayırlı, gönül okşayıcı ses, o günlerden bugünlere yaşamdaki yalanların ve fesatlıkların egemenliğine ruhumun sessizce boyun eğdiği kederli anlarımda kim bilir kaç kez her türlü yalana karşı birdenbire cesaretle başkaldıran, geçmişi öfkeyle ortaya çıkaran, parlak bir nokta halindeki bugünü sevdirerek işaret eden, gelecekte iyilik ve mutluluk sözü veren hayırlı, gönül okşayıcı ses! Acaba günün birinde duyulmaz mı olacaksın?