Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir keresinde genç bir adam bana geldi. Davranışlarından dehşete düşmüştü. Şöyle dedi:
“Ne oldu bilmiyorum, ama dün oğlumu öyle sert vurdum ki bacağını kırdım. Dün de kediyi duvara fırlattım.”
Bu genç baba, kendi içindeki sadistik yönle hiçbir temas kurmamıştı. Bu yön tamamen reddedilmiş, bilinç dışına itilmişti. Böylece o duygu, bir anda yabancı bir nesne gibi,
onun kontrolü dışında, dışarı fırlayıvermişti.
Kişi hem eleştirmen hem de şifacı yanını tanıdıkça,
şifacı yönü hem kendisiyle hem de başkalarıyla ilişkilerinde daha sahici ve içten bir nitelik kazanır.
Birisi şöyle düşünebilir:
Eğer bu adam kendi eleştirel ve sadistik yönünü kabul ederse, sadist olur. Ama bu bir yanılgıdır.
Tam tersine, kişi cezalandırıcı, sadistik yanını ne kadar kabul ederse,bu duyguların bilinçsizce davranışa dönüşme ihtimali o kadar azalır.