Busra Akkalayci

Genellikle, benlik kavramımız içimizdeki bu zıt güçlerin farkına varmanın getirdiği acıyı dışlar.Kendimi donuk değil parlak, sakar değil zarif, sert değil yumuşak ve zalim değil iyi olarak düşünmeyi tercih ederim. Teorik olarak, sağlıklı bir insan tam bir daire gibidir,binlerce bütünleşmiş ve iç içe geçmiş kutbu barındırır, hepsi bir şekilde birbirine dokunur ve birbirini tamamlar.
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kutuplaşmış kavramsallaştırmalar ve duygular karmaşık ve iç içe geçmiştir. Bunlar elbette kişinin özel geçmişi ve içsel gerçekliğini algılama biçimiyle ilişkilidir. Birinin içsel gerçekliği, hem ego-sintonik (benliğe uygun, kabul edilebilir) hem de ego-alien (benliğe yabancı, kabul edilemez) olan kutuplardan ve özelliklerden oluşur.
Psikoloji
Örneğin, bir kişinin içinde iyilik özelliği olduğu gibi, bunun karşı kutbu olan zulüm (cruelty) de vardır. Kişide katılık (hardness) olduğu gibi, bunun kutbu olan yumuşaklık (softness) da bulunur. Ayrıca, bir kişi yalnızca tek bir karşıtlığa değil, birden fazla, birbiriyle ilişkili karşıtlığa da sahiptir buna çok-kutupluluk (multilarities) denir. Örneğin, zulüm yalnızca iyiliğin kutbu olmayabilir, aynı zamanda başka bir kutup olan, bir başkasının duygularına karşı duyarsızlık (callousness) da olabilir.
Psikoloji
Aynı olgu, içsel (intrapşik) ya da kişiler arası(interpersonal) çatışmalar için de geçerlidir. Bu tür çatışmalar farkındalığa getirildiğinde, kişi içsel farklılaşmasını daha iyi hisseder ve bu da kişiye, yaratıcılığın ve bütünleşmiş davranışın temelini verir. Bu tür bütünleşmiş davranış, eski kutupsal uçlar arasında tüm tepki yelpazesini kapsadığı için yüksek derecede uyum sağlayıcıdır. Kişi, farklı durumlara esnek biçimde yanıt verebilir. Buna karşılık, kutupsal tepkiler genellikle sınırlı, hayal gücünden yoksun ve günlük yaşam streslerine karşı kırılgan olur. Kendini sürekli aynı kalıpta tekrarlayan, yeni bir çözüm ya da öğrenme getirmeyen çatışma, temas yerine kaynaşmaya (confluence) yol açar. Bu nedenle, çatışmanın öğrenme potansiyeli, çatışmanın yaratıcı vaadini içinde taşır.
Arkadaşlarıma “sorun çıkarmayı seviyorum” demekten hoşlanırım. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, anlaşmazlık yaşayan insanlar birbirlerinden kolay kolay sıkılmazlar. İkincisi, çatışma bize diğer kişiliklerin sınırlarından kendimizi ayırma potansiyeli verir. Çok sık, güçlü bağlara sahip insanlar birbirlerinin psikolojik sınırlarında boğulurlar hatta bazen birbirlerine benzemeye bile başlarlar.İki net biçimde ayrışmış sınır temas ettiğinde, bireyler canlandırıcı bir temas hissi yaşarlar.
Psikoloji