“….Onu yapmakla da kendimi belaya uğrattım. Uğradığım belada da onun takdirine boyun eğmenin verdiği manevi zevki tatmaktayım. Ben ona mat oldum, ona mat oldum, ona mat oldum.”
Gerçekten de her haset dostluktan, sevgiden doğar; bir yabancının dostla beraber oturmasını görmekten meydana gelir. Aksıran kişiye “çok yaşa” demek dostluğun şartı olduğu gibi, kıskançlık da sevginin şartıdır.
Ey akılsız kişi, din kazancı Allah aşkıdır, gönül cezvesidir. Onun için de kabiliyet ve istidat demek olan hak nuru lazımdır. Fakat bu alçak nefs seni geçici, fani kazanç elde etmeye çalıştırır. Ey zavallı, ne zamana kadar geçici kazanç arkasında koşacaksın? Onu artık bırak. Eğer o alçak nefs senden yüce bir kazanç dilerse sakın aldanma; çünkü o isteğin arkasında o düşman nefsin bir hilesi vardır.