“Birleşme”, organizma ve çevrenin birbirinden ayırt edilmediği bir sınır fenomenidir. Sınırlar, fetüs ile anne arasındaki gibi bulanıktır. İki birey, aralarındaki sınırları ve farklılıklarını tanımadan, birbirlerinin inançları, tutumları veya duyguları ile birleşir. Birbirlerine karşı, sanki tek bir kişiymiş gibi davranırlar. Herhangi bir sınır vurgusu, ilişki için değilse bile birey için tehdit edici olarak algılanır. Uzun süredir birlikte yaşayan çiftler, birbirlerine benzemeye başlar, benzer zevkler edinir ve “aynı şekilde düşünürler”. Örneğin, “Biz inanıyoruz ki, devlet eğitimi çocuklarımız için yeterlidir.” gibi ifadelerle konuşmaları sıkça görülür. Bu kişiler, ayrılık arzularını ve kişiliklerinin bir kısmını teslim etmişlerdir. Çatışma veya herhangi bir anlaşmazlık fikri, ilişkilerinin temelini tehdit ediyormuş gibi görünebilir.