“Ebu Tahir'in kuşkulu bakışları üzerine, Ömer heyecanla devam etti:
— Ben, imanı Yargı korkusu, duası da secde etmek olanlardan değilim. Nasıl mı dua ederim?
Güle bakarım, yıldızlara bakarım, yaratılışın güzelliğine hayran kalırım, Yaradan'ın en büyük, en güzel eseri olan insana, bilgiye açlık duyan beynine, sevgiye susamış olan yüreğine, duyularına, uyanışmış ya da doyuma ulaşmış tüm duyularına hayranlık duyarım.”
“Bu kentten nefret etmeyeceğim. Suya giren kadın bir serap bile olsa.
Gerçeğin yüzü, Kesik Yüz'ünki gibi olsa bile. Bu serin gece, benim son gecem olsa bile.”
“Ah, ama ben kitaplardan konuşmayı severim. Bence okumak çok harika bir şey. Kitaplar olmasaydı yaşam neye benzerdi. Bu öyle... öyle..."
"Bu öyle kişisel bir cennet ki. Evet...”