Şermin yaşarın okuduğum 2. Kitabı . Elimden bırakmak istemeyip , biraz da merak edip okuyayım dediğim, okuyunca da bitecek deyip hüzünleneceğim bir kitap oldu . Kendimizden bir çok şeyi barındıran düşündüren çocukluk gençlik yaşlılık ve sonradan öğrenilen bir çok gerçekle yüz yüze olma durumu . Kitapta ki hayali karakterlerin herbirinin dilinden anlatılan kendi öyküsü nefisti. Ölmüş karakterin bile ifadelerini yazar inci gibi işlemiş , duyguyu merak ettiğimiz şeyleri bize göstermişti. Karakterlerle birlikte hüzünlenip , tebessüm ettiğim satırlarda kendimi kaybettim .
İtiraflar, ölmeden önce yüklerden arınmalar, bir şeyleri bilip susmalar… Çoğu şey göründüğü gibi bilindiği gibi değilmiş , sandığımız şey yandığımız şeymiş aslında.. Bazende en yakınındakinin acısını hiç görememek, anlayamamak duyamamak o his. Acıları olan insanların birbirine daha iyi tutunarak sonuçlandığı müthiş bir hikaye .
Günler sonra yine okuyacağım müthiş bir ders niteliğinde hikaye . . Ben keyifle okudum , kitaplıkta yeri olması gereken kıymetli bir eser . Keyifli okumalar dilerim :)