Müzik ile düşünmenin birbirine bu kadar benzediği daha önce hiç aklıma gelmemişti. Aslında müziğin de düşünmenin bir başka biçimi olduğu ya da düşünmenin, müziğin bir başka biçimi olduğu söylenebilir.
O konuşmadan sonra beni en çok bir tek sözcük etkiledi, çok sıradan, anlamsız bir sözcük. Ne bakışları ya da bana nasıl baktığı, ne soytarılık yapıp onu güldürmem, ne de bunların tümü; ama hepsi de tek bir sözcüğe, bir “Evet” deyişine sıkıştırılmıştı.
Yoldaşlar! Acaba şu yaşadığımız hayatın manası nedir? Bunu açıkça ve olduğu gibi anlamalıyız; hayatımız sefil, kısa ve oldukça yıpratıcıdır. Doğuyoruz, bedenimizi canlı tutacak kadar bize yiyecek veriyorlar, aramızda gücü yetenleri son nefesine kadar çalıştırıyorlar ve çalışamayacak duruma geldiğimiz anda da en vahşi bir acımasızlıkla bizi boğazlıyorlar.