Teğmenin yüzü ötekilerden daha hüzünlüydü belki, çünkü üç ölüden biri teğmenin yurdunda doğmuştu; teğmenin soluduğu havayı solumuştu, teğmenin içtiği suyu içmişti, teğmen gibi o da gözlerini yaşama ilk açtığında teğmenin gördüğü toprağı, taşı, ağacı, suyy görüp büyümüştü, şimdiyse.. Şimdi kendi yurduna dönmemesiyle yabancı bir toprağın altında yatıyordu..