Sanki hiç erkek arkadaşları olmaz ama daima evlenirler. Bir takım erkekleri çaktırmadan onları izler ve bilirler ki, bu tip bir kız kendi evlerinde olursa, kaynar sularda yıkanmış, ardıç çalıları üstüne asılıp kurutulmuş ve ağır ütülerle dümdüz edilmiş, bembeyaz çarşaflarda uyuyacaklardır. Annelerinin fotoğrafının etrafını kağıttan yapılma şık çiçekler süsleyecek, oturma odalarında büyük bir incil olacaktır.  kendilerini güvende hissederler. İş kıyafetlerinin pazartesiye kadar onarılmış, yıkanmış ve ütülenmiş olacağını, pazar günü yiyecekleri gömleklerin bembeyaz ve kolalanmış vaziyette, kapıya asılmış askılar da dalgalanacağını bilirler. Bu kızların ellerine bakar ve kurabiye hamuruyla neler yapacağını bilirler; kahve bir kızarmış jambon kokusu gelir burunlarına; üstüne bir lokma tereyağı gezdirilmiş, Dumanı tüten ak yulaf ezmesi canlanır gözlerinin önünde. Kızların kalçaları pıt diye, hiç acı çekmeden çocuk doğuracakların güvencesini verir onlara. Haklı da çıkarlar.