Çünkü her baba oğluna bir şeyler öğretmek, ona doğru ve gerçek olanı göstermek ister. Oysa benim sana, şimdi elinde tuttuğun garip kitabı verdim. Ama ne yazık ki Dünya'yı gösteremedim. Sana aslından Kâtip Çelebi'nin, Cihannüma adıyla tercüme edip bana bir nüshasını hediye ettiği Atlas Minor gibi bir eser bırakmak isterdim. Oysa dünyaya sırt çeviren benim gibi birinin zihninde Boşluktan başka ne olabilir ki? Kendisinden düşler yarattığım Boşluğun atlasını, Atlas Vacui'yi bu yüzden yazdım: Sen okuyasın diye değil, yaşayasın diye.
-Elveda! dedi tilki. İşte sırrım... Çok da basit:Yalnız kalp gözüyle görülür. Asıl olanı, gözler göremez.
-Asıl olanı gözler göremez, diye tekrar etti Küçük Prens, hatırlayabilsin diye.
-Evet! dedi tilki. Şu anda, sen benim için yüz bin tane çocuktan sadece birisin. Sana ihtiyacım yok. Ben senin için yüz bin tane tilkiden biriyim sadece. Ama, beni evcilleştirirsen, senin bana ihtiyacın olur, benim de sana. Benim için dünyada biricik olursun. Ben de senin için Dünya'da biricik olurum.