Bu kitap Kudüs ve Filistin meselesine dair ezberden öteye geçerek bilgi temelli bir bakış açısı sunuyor. Kitap uzun zamandır merak ettiğim Kudüs'ün tarihî, dini ve kültürel önemini anlatırken, okuyucusuna afili sloganlardan ziyade bilinçli sahiplenmeyi öğretiyor.
Bilinçli sahiplenmeden bahsetmeden önce kitabın genel yapısımı anlatmak istiyorum. Kitap Kudüs ve Filistin üzerine yazılmış 34 kısa metinden oluşuyor. Kudüs üç semai dinin ortak mirası olduğundan, şehrin çok katmanlı kimliğini anlatıyor. Her metinde Kudüs'ün tarihini, güncel durumunu ve Müslüman dünyasındaki yerini ele alıyor.
Gelelim bilinçli sahiplenme konusuna. Kitap, Kudüs'ü savunmanın sadece duygusal desteklemelerle değil, tarihi ve kültürel bilgiyle mümkün olduğunu, "çok şey biliyoruz" yanılgısını kırarak okuyucuyu araştırmaya ve öğrenmeye teşvik ediyor. Kudüs'ün gündelik siyasette sıradanlaşmasına karşı, onu hak ettiği ciddiyetle ele almak gerektiğini, Kudüs'ün sadece bir coğrafya değil; Müslümanların kimliğinin ve tarihinin bir parçası olduğunu hatırlatıyor.