İnsanın, muhakkak kendinin olduğu ve güvenlik içinde bulunduğu için sevdiği bir yeri olması gerekir. Dayandığın bir şey olmayınca, dünya tuzaklarla doludur.
Gülünç gelecektir ama dün ben, dünün insanıydım; bugün ise değişik, belki de dünkünün tamamen tersi olan, bugünün insanı olmak istiyorum ve bu istek beni şaşırtıyor. İnsan demek, değişim demektir. Kötülük belirdiğinde, vicdanın sesini dinlemez olur.
Yaşım kırk. İnsan ömrünün en kötü çağı bu. Arzulayabilmek için henüz genç, arzuladıklarımızı gerçekleştirebilmek için ise yaşlanmış sayılırız. Böyle olunca da bizi güçlü kılacak alışkanlık ve güven duygusunu meydana getiren arzularımız sönüyor.
Otuz yaş gençliği -bir daha kavuşmamak üzere bu yaşı gerilerde bıraktıktan sonra düşünüyorum bunu- hiçbir şeyden, hatta kendi kendinden bile korkmayan bir gençliktir.