Tanrı’nın var olduğu bir dünya, insanların başka bir kişiyle ayırt edici ve kaçınılmaz bir ilişki içinde bulunduğu bir dünyadır. Bu, itaatimizi ve ibadetimizi hak eden ahlaki bir üstün astları olduğumuz ve ilahi bir kozmik planın bir parçası olmak üzere yaratıldığımız bir dünyadır.
Bağlılık,insanın cesaretini yok eder,kendine güvenini azaltır.Bir yere bağlanmakla insan,uygun olmayanlar dahil,bütün şartları kabullenmiş ve kendisini bekleyen belirsizlikle kendi kendini korkutmuş olur. Değişiklik ona,terk etmek,elde ettiklerini yitirmek gibi görünür.İşgal ettiği yere gelip başkasının yerleşeceğini,kendisinin de her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağını sanır. Gerçek yaşlılığın başlangıcı,yerleşmektir. Korkmadığı sürece,gençtir insan.
Sönen her günün sonunda,acı vermemesi için geçmişi silmiş,öldürmüş olsaydık;yeni günü artık mevcut olmayanla kıyaslamaz,ona daha kolay tahammül ederdik. Böyle ise hayal ve gerçek birbirine karışıyor,hatıranın da hayatın da temizi kalmıyor.