"Müzeyyen" dedim, "sende hicran yarasından derin yaralar mı var ?"
Verdiği cevabı alıp, suda eritip, yemeklerden sonra bir kaşık: " ben böyleyim."
Birden gidip düz ovada keklik avlama fikri geldi , vazgeçtim. Cevabı bana yetmemişti. Adama sorarlardı: "kim ikiye böldü dostum seni ?"
Sonuçta bu dünyadan geçip giderken geriye yalnızca şu kalır
Toprağa bir ağaç mı diktin yoksa oradan ağaç mı söktün ?
Hak mı yedin hak mı dağıttın ?
Gönül mü kurdun, gönülleri mi yıktın?
Hayat bu kadar sade ve basittir.