" Çalışmasını bitirir bitirmez, içinde öldürücü bir sıkıntı duyardı. Kibarlar âleminin diğer âlemlerden farkını ortaya koyan nezaketin, hayranlık uyandırıcı ama pek ölçülü, insanın konumuna göre kusursuz bir biçimde ayarlanmış bir nezaketin insanın duygularını öldürücü etkisidir bu. Biraz hassas kalp bu nezaketin ne kadar sahte olduğunu hemen anlar. "
"Daha önce hiç roman okumamış olduğundan, mutluluğun en ufak ayrıntıları bile onun için yepyeni şeylerdi. Acı gerçeklerin hiçbiri, hatta gelecek üzerine düşünmek bile onu korkutmuyordu. Kendisini on yıl sonra da, şimdi olduğu gibi mutlu görüyordu."
"Ama ne doğru değildir, biliyor musunuz? Harcayabileceğinden fazlasını harcamak, eğlence için borca girmek, alacaklıları yormak ve aşağılamak... İşte asıl bunlar doğru değildir."
《 Ah gençlik! Gençlik! Hiçbir şeyi umursamazsın, evrenin tüm hazinelerine sahipsin sanki, hüzün bile avutur seni, keder bile yakışır sana, kendine güvenin ve pervasızlığın sonsuzdur; şöyle dersin: Yalnız ben varım! Bakın!" Oysa günlerin iz bırakmadan çabucak, sen bir şey anlamadan geçer, yok olur, güneşte mum gibi erir, kar gibi... Ama senin güzelliğinin bütün sırrı belki her şeyi yapabilmekte değil de her şeyi yapabileceğini düşünmekte, belki başka alanlarda kullanamadığın gücünü rüzgâra savurmakta, belki her birimizin kendini cidden savurgan saymasında, kendine cidden "Zamanımı boşa harcamasaydım, neler neler yapardım!" deme hakkını görmesinde gizlidir...
...
Peki hayallerimden hangileri gerçekleşti? Şimdi yaşamımın akşam karanlığı çökmek üzereyken, öylesine çabuk geçen o ilkbahar sabahının fırtınasının anısından daha değerli, daha taze ne kaldı içimde? 》