Büşra

Büşra
@Busrabetul
"Üç dirhem çaldın diye dünyada senin elini kesenin ahiretteki azabının daha az olacağını sanma."
Sayfa 61 - İlke Yayıncılık
Reklam
" 'Aklımı toplayıp her şeyi berrak görebilsem keşke!' diye geçirmişti içinden, ancak karmakarışık düşlerin, arzuların ve en derinlerde kabaran acının etkisiyle düşünceleri büyük bir tutkuyla coşmuştu. Hisleri uyuşmuş, kendinden geçmiş, duygularının birbirine girmesinden sersemlemiş ve bunalmış halde yatağın üzerinde bir, belki de iki saat öylece yatmıştı."
Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Her zaman böyle değil midir? Başı derde girenin bir söylediğinin ardında on tane söylemediği vardır."
Sayfa 130 - Nora
7/10
Kitabı, çevremde bazı arkadaşlarımdaki derin etkilenmeyi görerek ve tavsiyelerine de uyarak sonunda okudum. Edebiyata ilgili biri olarak, kitabı okuma sürecinin başlarından beri hep kendi kendime anlatım dilini eleştirdiğimi farkettim. Olabildiğine düz bir anlatımı vardı. Oysa bana göre içeriği daha zengin ve derin kılan anlatımıdır. Örneğin sürekli ana kahramanların yüzeysel günlük yaptıklarını okumak yerine, iç çalkantılarını, ruh halini okumayı çok daha arzu ederdim. Livaneli de kitabın sonlarına doğru bu konuya kitabın ana kahramanın ağzından değinerek, anlatıma dikkat etmediğini, sadece anlatmak istediği şeyler olduğunu belirtiyor ve profesyonellik gibi bir iddiası olmadığını dolayısıyla içtenliği kaybetmemek için bu şekilde yayınlanmasını arzu ettiğini vurguluyor. Oysa kitabın sonuç kısmının başına yazdığı 'epilog' kelimesi bile bir planlama uğraşında olunduğunun en basit göstergesi bana göre. Okuduğum ilk kitabı olması hasebiyle Zülfü Livaneli'nin genel üslubu bu şekilde mi yoksa bu kitaba has bir durum mu bilemiyor ve bu noktadaki eleştirimin yergi gibi görülmesinden sakınıyorum. Kitapta, tarihin ve coğrafyanın acı kaderine kurban gitmiş Max ve Nadia'nın dokunaklı hikayesi etrafında Struma olayı gibi gerçek facialara da tanıklık ettim ve Almanya'da başlayan Nazi döneminin sonuçlarını ve II. Dünya Savaşının Türkiye'deki yansımalarını kendi araştırmalarımla da beraber öfke ve kederle okudum. Ancak yazarın uygun gördüğü her küçük fırsatta Türkiye'yi taşlayan imalar yapmasından rahatsızlık duydum. Bu konu çok daha yakın perspektiften yazılıp ayrı bir inceleme yapılacak seviyede bana göre. Ancak dediğim gibi ilk okuduğum kitabı olduğu için yazarın muhalif kimliğine, daha doğrusu bunu eserine yansıtmasına, hatta "nasıl" yansıtmasına değinmek doğru olmaz diye
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015164bin okunma
"Bilgi ne garip bir şeydi. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor, senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu. Benim hayatımda duymadığım bu konuda kimler ne çalışmalar yapmıştı kim bilir."
Sayfa 214 - Doğan Kitap
Reklam