Bana telefonumu bile nasıl kullanacağımı unutturan bu karanlık kalbimi hapsedememişti. İçimde hissettiğim tek şey sevgiydi. Saf, katıksız, akıl oyunları olmadan, Onur'a, Mert'e, Burak'a ve aileme duyduğum o derin sevgi... Her şeyim gitse bile onlara duyduğum sevgi hep içimde kalacakmış meğer. Hiç kimsesiz kalsam bile kalbim beni yalnız bırakmayacakmış.
"Zeyno saat üç yönünde bir kedi var dikkatli ol Ender'in adamı olabilir."
"Oğlum şöyle şeyler söylemesene kızı güldüreceksin adam olayı anlayacak!"
"Ne vuruyorsun ya, tamam söylemem Allah Allah!"
Onur önümdeydi, arkamda, sağımda, solumda, gözümü kapattığımda bile göz kapağımın ardındaydı. O benim her yerimi sarmıştı, sarmadığı hiçbir yer yoktu. Sahip olduğum boşluklar bile onunla doluydu.