Büşra.

İnsanlar hakkında hep bir iki şey bildiğimi sanırdım; onları sıradan ya da değil diye listelerken bile. Düşündüm. Belki dünya, insanların küçük paketler halinde özetlenebileceği şekilde dizayn edilmemişti. Belki onlar sadece insandı. Yorgun, incinmiş ve yalnız ve kendi zamanlarında kendi yollarında.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
“Elam bouzshda gramen ze.” Kafamı kaldırıp yüzüne baktım. “Tekrarlar mısınız?” “Çingene dilinde; karşılaştığın her insan, genellikle gördüğünden fazlasıdır anlamına gelir.”
Sayfa 137·Kitabı okudu
Acaba senin için döneceğim demiş miydi yoksa bunu dediğini mi hayal ediyordum. Hatıralar gün ışığı gibidir. Sizi ısıtıp hoş ışıltılar bırakırlar ama onları kucaklayamazsınız.
Sayfa 94·Kitabı okudu
“Annem yakındaki o güzel yere gitti,” dedim. Bazıları, kaybımdan dolayı bana sevgi dolu bakışlar attı. Öyle anlaşılmasını istediğimden değil aslında ama böyle dediğimde çok kişi annemin öldüğünü ve daha iyi bir yere gittiğini zanneder. Çünkü bu kelimeler eğer iyi bir insansanız çok da uzağında olmadığınız cennette buluşmaya vaat eden bir ilahiden alıntıdır. Benim kitabımdaki tek anlamı ise anne ve eş olmanın kendisine göre olmadığını anlayıp daha ben iki yaşındayken New Orleans’taki bir dans grubuna katılmak için evi terk eden annemi anlatıyor olmasıdır.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Sanırım bu insanlar gerçekten çok zor zamanlar geçirmişlerdi ve şimdi bir yabancı, onların sefaletine şahitlik yapmaya gelmişti...
Sayfa 26·Kitabı okudu
Reklam