Büşra.

Ben başkasının adası olsaydım çok sevmek de kederlidir ve insan gölgesinden bile uzağa düşer, ölüm zaten bir kara ada, derdim, bir kız gözyaşlarına küser, ben tutar ayrılığa küserdim. Herkes başkasının adası ölümle ayrılık arasında iki denizden sürgün gibi kimsesizler mezarlığında gizlice buluşan gözyaşlarına bakar akar ağlardım kimin acısına sızsam, gözlerimden önce maviyle uyanırdım Bir ada; iki gözyaşı arasındaki mavi harfleridir, akşamla kâğıttan kayığı batmış çocukluğun, kimi dipte kelimeler ve acısı yüzüne vurmuş bir ada, mavi yerine bir kızın gözlerinde unutulmuş Ben başkasının adası olsaydım gözlerimi rüyadan saklardım, desinler ki: acı uyumuş…
Şiir
Reklam
İnsan ırkına, akşam yemeğine, sıcak yuvasına koşturdu. Ancak, kendi soyunun büyük kadınlar çadırında ateşin başında oturmuş, kadınlar ve çocuklarla birlikte tıka basa çorba içerken bile aklını kurcalayan bir şeyler vardı. Sağ elini kaparken sanki içerisinde bir avuç karanlık kalmış gibi hissetti... tam da adamın dokunduğu yerde.
Sayfa 24·Kitabı okudu
7/10
·408 syf.··
2020 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 12:16
•Newbery Edebiyat Ödülü •Yılın En iyi Kitabı Kirkus Reviews •ALA-ALSC Kitap Ödülü •Midwest Connections Pick Ödülü •Junior Library Özel Seçimi •Kitapçılar Birliği Özel Kitabı •Autumn Kids Bağımsız Yayıncılar Seçkisi Ödüllere boğulmuş beğenileri kazanmış bir kitap; Babamı Beklerken. Uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitaptı. Bir dönem okumaya başlamış ama devam edememiştim. İçine girememiştim kitabın, yarım bırakıp kaldırmıştım tekrar rafa. Evde okumadığım kitaplarım azalınca tekrar gözüme ilişti ve tekrar okumaya başladım. Kahramanımız 12 yaşında Abilene adında bir kız. Babası tarafından babasının büyüdüğü Manifest kasabasına gönderiliyor. Kasabada bulunduğu süre içinde babasına ait izler arayan Abilene’ın gizem ve heyecan dolu macerası anlatılıyor. Her ne kadar böyle bir iki cümle ile özetlemiş olsam da çok daha derin bir hikaye. Kitap kendini okutuyor mu, sürükleyici mi? Evet. Ama yorucu olduğunu da düşünüyorum. Yabancı isimlerle çok yorulmuş bir hikaye. Kimin neyin ne olduğunu takip ederken sıkıldım. Hikaye çift zamanda geçiyor. 1936 ve 1918 yıllarını okuyorsunuz. Normalde geçmiş ve geleceğin aynı anda anlatıldığı kitapları sevmiyor olmama rağmen bu anlatım tarzı hoşuma gitti. Bu kitaba dair söylemem gereken şeylerin başında kesinlikle yazarın kaleminin harikalığı geliyor. Mükemmel bir kalemi vardı yazarın. Betimlemelerini ve anlatış tarzını çok sevdim. Kitabın her kelimesini her anını zihnimde çok kolay canlandırabildim. Bunu başarabilen yazarlara hayran oluyorum. Ve Clare Vanderpool kesinlikle onlardan biri oldu. Ama yine de kitabın neden bu kadar ödül ve beğeniye sahip olduğunu pek anlamadım. Kesinlikle güzel bir kitaptı ancak bu kadar beğeni beklentimi yukarı çıkartmıştı. Kitap biraz uzundu ve vasat durağan sayfaları vardı. Genel bütünlüğü ile hikayeyi
Babamı BeklerkenClare Vanderpool · Parodi Yayınları · 2017778 okunma

Büşra.

, bir kitap okudu
7/10
·408 syf.··
6 günde okudu
·
2020 5. kitabı
Clare Vanderpool
8.1/10 · 778 okunma
Ben Başkasının Kağıdı Olsaydım
Ben başkasının kağıdı olsaydım yoksul gözlü sokaklar utanır diye çilek, eski gazeteler gibi mahçup bir kese kağıdı olur, her şeyi içime atardım Bir mektup kağıdı olurdum uçuk pembeden "Yüksek bir Türk kızına takdim" edilen ve harfleri terleyen bir askerin elinden çıkar, sılasına mahsus selam söylerdim Belki de boş bir kağıt: bana yağmur sözden yağar! Böyle teselli ederdim vari yoğu boşluk olmuş cümlenin kederini, bir harf denizi olurdum maviden daha derin Ben başkasının kağıdı olsaydım kağıttan bir şairin eline sığınırdı kaderim
Sayfa 79
Şiir
Reklam