Biz hepimiz bir aile içinde birbirimizi sever ve birbirimizin iyiliğini isteriz. Bu iyilik duygumuzdan en çok nasibini alanlar da çocuklardır. Ailede iyilik, iyilik olsun diye yapılmaz; göz yummak gibi bir bilinçle değil, göz kırpmak gibi kendiliğinden yapılır.
Sevgi kavramının çeşitli nesnelere yönelmesi hiç kimsede tepki yaratmayıp başkalarını sevmenin erdem olması yaygın bir inançken, insanın kendisini sevmesi günah kabul edilmiştir. Kendini sevme bencillikle eş tutulmuş, kendimi sevdiğim oranda başkalarını az seveceğime inanılmıştır.
Gergin bir toplum içinde yaşıyoruz; kişileri kuşatan bu gerginliğe esir düşmemek için, kişinin kendisiyle ve çevresiyle, bilinçli ilişki kurması gerekir. Bilinçli iletişim anlamlı yaşama, anlamlı yaşam da sakin ruh halinin gelişmesine yol açar.