Paula klemm adında bir öğretmen kadınla tanıştı. Almanca dersleri almaya başladı. Evinin bir odasını çalışma ofisi olarak kullanıyordu. Kadın öğretmeni ağırlamak için fazla renksiz bir odaydı… mağazaya gitti, 4 küçük vazo aldı. Kaplıcanın hemen köşesinde tezgah açan kadın çiçekçiye uğradı, kırmızı ve beyaz karanfiller aldı. Salonuna, çalışma ofisine yerleştirdi. Ve bu çiçekleri 2-3 günde bir düzenli tazeledi. Almanca öğretmeni paula, isviçreli bir Fransızca öğretmeniyle tanıştırdı, madam heiniche, görme engelliydi… diş bilgisi, aksanı muhteşemdi. Almanca, Fransızca, İngilizce konuşuyordu. Bu genç kadının yaşam mücadelesi Mustafa Kemal’i derinden etkiledi.
Çoğu zaman kitap okuyordu, yürüye yürüye şehri keşfediyor, konserlere gidiyordu. Karlsbad’da bir ay kaldı. Osmanlıca ve Fransızca günlük tuttu, beş defter dolusu, 158 sayfa.
Kadın- erkek eşitliği üzerine görüşlerini ilk kez karlsbad günlüğünde kaleme aldı…” Kadın konusunda cesur olalım, vesveseyi bırakalım, açılsınla, onların dimağları gerçek bilgi ve sanat ile bezensin, iffeti, bilimi sağlıklı biçimde izah edelim, şeref ve haysiyet sahibi olmalarında birinci derecede ehemmiyet verelim” diyordu. Okuduğu kitapları not ediyor, alıntılar yapıyordu.