Büşra Akbağ

Büşra Akbağ
@Busrakbag
Veteriner Hekim
1997
12 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Çanakkale Savaşı başladı. Havada mermilerin çarpıştığı cayır cayır ateş hattında elinde kamçısıyla dolaşıyordu. Askerlerin moralini ayakta tutmak, düşmanın moralini bozmak için görülmemiş yöntem uyguluyordu. Öğle yemeklerini bando eşliğinde yediriyordu. İngilizler adeta deliriyordu. Çarpışmanın en şiddetli döneminde İstanbul gazetelerinin baş yazarları Çanakkale’ye getirilmişti. Gördüklerini yazmaları için siperler gezdirilmişti. Mustafa Kemal, gazetecilere soğuk ayran ikram ettirdi, bando takımına dönemin popüler valslerinden olan carmen operetinden parçalar çaldırdı! Tasvir-i efkar gazetesinde, serveti fünun mecmuasında fotoğrafları çıkmaya başladı. Bu haklı şöhret, Harbiye nezaretindeki paşalar arasında büyük rahatsızlık yaratıyordu. Sansürlenmeye başladı… Harp mecmuasında “Çanakkale kahramanı” başlığıyla fotoğrafı yayınlanacaktı, şak, baskı durduruldu. Fotoğraf çıkarıldı. Halk tarafından tanınması istenmiyordu. Adı sanı duyulmasın isteniyordu. İkdam gazetesinin yazı işleri müdürü Yakup kadri Karaosmanoğlu yıllar sonra TRT’de anlatacaktı. “ Enver paşa tarafından ‘Mustafa Kemal’den bahsedilmesin’ diye bize emir verilmişti” diyecekti . Fotoğrafı bile sansürlemeye çalışılırken, kaderin cilvesi olsa gerek… tarihteki ilk Mustafa Kemal yağlı boya tablosu, Çanakkale’de yapıldı! Avusturyalı ressam victor krausz, Türk cephelerinde dolaşıyor, savaş resmi yapıyordu. Mustafa Kemal’i tesadüfen görmüştü, güneş yanığı yüzünü heykele benzetmişti… kendisinden izin alıp körüklü makinesiyle fotoğrafını çekmiş, portresini tuvale resmetmişti. Savaşın, ruhunda yarattığı olumsuz etkiyi azaltmaya çalışan Mustafa Kemal, biraz olsun huzur bulmak için edebiyata sarılıyordu. İstanbul’daki arkadaşı madam corinne’e rica mektupları yazıyordu. “Hayatın hoş ve iyi taraflarını hissettirecek, savaş
Sayfa 55·Kitabı okudu
Reklam
Çanakkale Boğazı’na atandı. Orient Express’le İstanbul’a geldi. Tekirdağ’dan halep isimli vapura bindi ,Gelibolu’ya ayak bastı. Halep vapuru, normalde İstanbul Boğazı’nda çalışan yandan çarklı şehir hatları vapuruydu. Savaş nedeniyle cepheye erzak götürüyor dönüşte yaralıları taşıyordu. Mustafa Kemal’i getirdikten kısa süre sonra, Marmara denizine sızmayı başaran İngiliz E-11 denizaltısı tarafından vuruldu. İki şehitle sulara gömüldü. Halep vapuru Mustafa Kemal’i taşırken vurulup patsaydı, tarih başka türlü akacaktı… kader çizgisi henüz dünya sahnesine çıkmamış olan Türkiye Cumhuriyeti’ne bir kez daha kılpayı yardım etmişti.
Sayfa 55 - Kırmızı kedi·Kitabı okudu
Fransa’daki picardie manevralarını Osmanlı imparatorluğu adına gözlemci sıfatıyla katıldı. Yüzbaşıydı, protokolde dahil değildi ama isabetli yorumlarıyla atak tavırlarıyla, dikkat çekiyordu. Rütbesi yetersiz olmasına rağmen kuralların dışına çıkıldı, tatbikatın komutanı Fransız Mereşalin yemeğine davet edildi. Uçak, tarihte ilk kez bu tatbikatta savaş silahı olarak kullanıldı. Pilotlar keşif uçuşu yapıyor, el bombası, çivi atıyordu. Bildiğiniz çivi değildi… topukkıran deniyordu. İlkel mayındı. Yürüyüş güzergahlarına atılıyordu. Üstüne basan askerin ayak kemiklerini parçalıyordu. Mustafa Kemal, dört yıl sonra Çanakkale’de üzerimizde dolaşacak uçakları, kafamıza atılacak mayın çivilerini, Osmanlı ordusu’nda gören ilk Subaydı. Hava üstünlüğün ne demek olduğunu, istikbalin göklerde olduğunu kavrayan ilk subaydı.
Sayfa 46 - Kırmızı kedi·Kitabı okudu

Büşra Akbağ

, bir kitap okudu
10/10
·430 syf.·
2024 12. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 69,9bin okunma